<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[TurksForums - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.turksforums.nl/</link>
		<description><![CDATA[TurksForums - http://www.turksforums.nl]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 22:15:29 +0100</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kutahya Porselen Handelsonderneming]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-kutahya-porselen-handelsonderneming-365</link>
			<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 02:26:12 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-kutahya-porselen-handelsonderneming-365</guid>
			<description><![CDATA[Kutahya Porselen bunyesinde. sizin icin birbirinden essiz, porselen yemek takimlari, kahvalti takimlari, baharat, cay, kahve, kek, pasta mama, cerez ve catal bicak takimlari v.b.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Web:</span> <a href="http://www.porselensepeti.nl" target="_blank">http://www.porselensepeti.nl</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kutahya Porselen bunyesinde. sizin icin birbirinden essiz, porselen yemek takimlari, kahvalti takimlari, baharat, cay, kahve, kek, pasta mama, cerez ve catal bicak takimlari v.b.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Web:</span> <a href="http://www.porselensepeti.nl" target="_blank">http://www.porselensepeti.nl</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Huwelijkskaarten, drukwerk, nikah sekerleri, goedkoopste]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-huwelijkskaarten-drukwerk-nikah-sekerleri-goedkoopste-364</link>
			<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 23:22:34 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-huwelijkskaarten-drukwerk-nikah-sekerleri-goedkoopste-364</guid>
			<description><![CDATA[Drukkerij kuzey is na istanbul nu ook in rotterdam tot uw beschikking , we zijn de goedkoopste omdat al onze drukwerk en producten vanuit ons hoofdkantoor geleverd word, turkse huwelijkskaarten, besnijdeniskaarten, huwelijksbedankjes ( nikah sekerleri ) nikah mendilleri, en alle soorten drukwerk, wij kunnen leveren ook buiten nederland, meer info , bel ons of stuur een mail of bezoek ons site, <a href="http://www.drukkerijkuzey.nl" target="_blank">http://www.drukkerijkuzey.nl</a> <br />
<br />
olympiaweg 324 / a <br />
3078-ht <br />
rotterdam <br />
010-2236093 <br />
gsm-06 844 834 95]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Drukkerij kuzey is na istanbul nu ook in rotterdam tot uw beschikking , we zijn de goedkoopste omdat al onze drukwerk en producten vanuit ons hoofdkantoor geleverd word, turkse huwelijkskaarten, besnijdeniskaarten, huwelijksbedankjes ( nikah sekerleri ) nikah mendilleri, en alle soorten drukwerk, wij kunnen leveren ook buiten nederland, meer info , bel ons of stuur een mail of bezoek ons site, <a href="http://www.drukkerijkuzey.nl" target="_blank">http://www.drukkerijkuzey.nl</a> <br />
<br />
olympiaweg 324 / a <br />
3078-ht <br />
rotterdam <br />
010-2236093 <br />
gsm-06 844 834 95]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Enthousiaste Callagents Gezocht]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-enthousiaste-callagents-gezocht-363</link>
			<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 17:26:55 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-enthousiaste-callagents-gezocht-363</guid>
			<description><![CDATA[Voor ons Callcenter in Denizli zijn wij op zoek naar enthousiaste callagents die de Nederlandse/Vlaamse en/of Franse taal op hoog niveau beheersen. <br />
<br />
Tevens hebben wij ook vacatures in onze andere vestigingen in: İstanbul (Goztepe/aziatische gedeelte, Bakirkoy/Europese gedeelte), Ankara, Antalya, İzmir en Alanya. <br />
<br />
Wat kun je van ons verwachten: <br />
- Prettige werksfeer <br />
- Goed Salaris + Extra's <br />
- Verzekering <br />
- Hulp bij aanvragen van Verblijfsvergunning en Werkvergunning. <br />
<br />
Voor meer informatie: <br />
<br />
ETB-Group Denizli<br />
S. İlhan <br />
sadanetb@hotmail.com<br />
s.ilhan@etb-group.com<br />
 <br />
0090 (0) 258 262 34 03<br />
0090 (0) 530 461 62 86<br />
0090 (0) 532 554 28 48 <br />
<br />
Adres: Gazi Mustafa Kemal Bulvari<br />
           Istasyon Caddesi no:17<br />
           Yilmaz işmerkezi kat 4<br />
           Denizli/Merkez/Turkije<br />
<br />
Hoofdvestiging ETB-Group Goztepe/İstanbul<br />
Tel: 0216-3714444<br />
info@etb-group.com<br />
<a href="http://www.etb-group.com" target="_blank">http://www.etb-group.com</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Voor ons Callcenter in Denizli zijn wij op zoek naar enthousiaste callagents die de Nederlandse/Vlaamse en/of Franse taal op hoog niveau beheersen. <br />
<br />
Tevens hebben wij ook vacatures in onze andere vestigingen in: İstanbul (Goztepe/aziatische gedeelte, Bakirkoy/Europese gedeelte), Ankara, Antalya, İzmir en Alanya. <br />
<br />
Wat kun je van ons verwachten: <br />
- Prettige werksfeer <br />
- Goed Salaris + Extra's <br />
- Verzekering <br />
- Hulp bij aanvragen van Verblijfsvergunning en Werkvergunning. <br />
<br />
Voor meer informatie: <br />
<br />
ETB-Group Denizli<br />
S. İlhan <br />
sadanetb@hotmail.com<br />
s.ilhan@etb-group.com<br />
 <br />
0090 (0) 258 262 34 03<br />
0090 (0) 530 461 62 86<br />
0090 (0) 532 554 28 48 <br />
<br />
Adres: Gazi Mustafa Kemal Bulvari<br />
           Istasyon Caddesi no:17<br />
           Yilmaz işmerkezi kat 4<br />
           Denizli/Merkez/Turkije<br />
<br />
Hoofdvestiging ETB-Group Goztepe/İstanbul<br />
Tel: 0216-3714444<br />
info@etb-group.com<br />
<a href="http://www.etb-group.com" target="_blank">http://www.etb-group.com</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hollanda'da En Popüler İsimler Daan ve Emma]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-en-populer-isimler-daan-ve-emma-362</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 17:02:14 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-en-populer-isimler-daan-ve-emma-362</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda'da en popüler çocuk isimleri listesinde ilk sırayı Daan ve Emma aldı. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SVB) verilerine göre, ailelerin büyük çoğunlu geçen yıl erkek çocuklarına Daan, kız çocuklarına ise Emma ismini verdi.<br />
<br />
isteye göre erkeklerde en çok tercih edilen ikinci isim ise Sem oldu. Kız çocuklarına en çok verilen ikinci isim de Sophie. Yaklaşık bir milyon Müslüman'ın yaşadığı ülkede listenin ilk yirmi sırasında bu kesime ait bir isim yer almıyor.<br />
<br />
VB'nin verilerine göre erkeklere en çok verilen ilk on isim şöyle: Daan, Sem, Lucas, Ruben, Jayden, Thomas, Tim, Milan, Lars, Jesse. Kız çocukları için en çok tercih edilen ilk on isimse şu şekilde: Emma, Sophie, Julia, Lieke, Lotte, Sanne, Lisa, Eva, Anna, Noa.(CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda'da en popüler çocuk isimleri listesinde ilk sırayı Daan ve Emma aldı. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SVB) verilerine göre, ailelerin büyük çoğunlu geçen yıl erkek çocuklarına Daan, kız çocuklarına ise Emma ismini verdi.<br />
<br />
isteye göre erkeklerde en çok tercih edilen ikinci isim ise Sem oldu. Kız çocuklarına en çok verilen ikinci isim de Sophie. Yaklaşık bir milyon Müslüman'ın yaşadığı ülkede listenin ilk yirmi sırasında bu kesime ait bir isim yer almıyor.<br />
<br />
VB'nin verilerine göre erkeklere en çok verilen ilk on isim şöyle: Daan, Sem, Lucas, Ruben, Jayden, Thomas, Tim, Milan, Lars, Jesse. Kız çocukları için en çok tercih edilen ilk on isimse şu şekilde: Emma, Sophie, Julia, Lieke, Lotte, Sanne, Lisa, Eva, Anna, Noa.(CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hollanda, Yemen Büyükelçiliği'ni Kapatmıyor]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-yemen-buyukelciligi-ni-kapatmiyor-361</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 17:00:48 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-yemen-buyukelciligi-ni-kapatmiyor-361</guid>
			<description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin, El-Kaide'nin tehditleri üzerine Yemen'deki büyükelçiliklerini kapatmalarının ardından gözler diğer batılı ülkelere çevrildi.<br />
<br />
Hollanda Dışişleri Bakanlığı, Yemen'in başkenti Sanaa'daki Hollanda Büyükelçiliği'ni kapatmayacaklarını açıkladı.<br />
<br />
Sanaa'daki büyükelçiliği geçici olarak kapatmanın bir şeyi değiştirmeyeceğini belirten Hollanda Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Yemen'de kalıcı çözüm adına hükümet yetkilileri ile temasta olunarak sorunların çözümünün sağlanması gerektiğini belirttiler.<br />
<br />
2008 yılı Eylül ayında Sanaa'daki Amerikan Büyükelçiliği'ni hedef alan saldırıda 1'i Amerikalı kadın olmak üzere 19 kişi hayatını kaybetmişti. (CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'nin, El-Kaide'nin tehditleri üzerine Yemen'deki büyükelçiliklerini kapatmalarının ardından gözler diğer batılı ülkelere çevrildi.<br />
<br />
Hollanda Dışişleri Bakanlığı, Yemen'in başkenti Sanaa'daki Hollanda Büyükelçiliği'ni kapatmayacaklarını açıkladı.<br />
<br />
Sanaa'daki büyükelçiliği geçici olarak kapatmanın bir şeyi değiştirmeyeceğini belirten Hollanda Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Yemen'de kalıcı çözüm adına hükümet yetkilileri ile temasta olunarak sorunların çözümünün sağlanması gerektiğini belirttiler.<br />
<br />
2008 yılı Eylül ayında Sanaa'daki Amerikan Büyükelçiliği'ni hedef alan saldırıda 1'i Amerikalı kadın olmak üzere 19 kişi hayatını kaybetmişti. (CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hollanda'da Son Üç Yılda 18 Milletvekili Görevini Bıraktı]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-son-uc-yilda-18-milletvekili-gorevini-birakti-360</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:59:34 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-son-uc-yilda-18-milletvekili-gorevini-birakti-360</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda'da 2006 yılında şekillenen son parlamentoda görev alan milletvekillerinin yaklaşık onda biri, üç yıllık süre zarfında bir şekilde milletvekilliğinden ayrıldı. 150 sandalyeli parlamentoda 2006 yılından bu yana toplam 18 üyenin, ya farklı bir göreve getirildiği için ya da kendi özel işleri nedeniyle meclisten ayrıldığı açıklandı. Bir önceki parlamento döneminde görev sürelerini tamamlamadan ayrılan milletvekili sayısı ise 15'ti.<br />
<br />
Meclisi terk eden milletvekillerinin önemli bir kısmı Avrupa Parlamentosu'na üye olurken kimileri de belediye başkanı olarak atandı. Hıristiyan Demokratlar Birliği'ne (CDA) üye bir milletvekili ise kendi özel şirketini kurduğu için parlamentodan ayrıldı.<br />
<br />
Hollanda yasalarına göre görevinden ayrılan milletvekilinin yerine, aynı partiden seçimlere girip de kazanamayan sıradaki aday yerleştiriliyor.<br />
<br />
Bu çerçevede geçtiğimiz günlerde koalisyonun büyük ortağı Hıristiyan Demokratlar Birliği'nden (CDA) istifa eden Milletvekili Ruud van Heugten'un yerine Türk asıllı Nihat Eski getirilmişti. (CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda'da 2006 yılında şekillenen son parlamentoda görev alan milletvekillerinin yaklaşık onda biri, üç yıllık süre zarfında bir şekilde milletvekilliğinden ayrıldı. 150 sandalyeli parlamentoda 2006 yılından bu yana toplam 18 üyenin, ya farklı bir göreve getirildiği için ya da kendi özel işleri nedeniyle meclisten ayrıldığı açıklandı. Bir önceki parlamento döneminde görev sürelerini tamamlamadan ayrılan milletvekili sayısı ise 15'ti.<br />
<br />
Meclisi terk eden milletvekillerinin önemli bir kısmı Avrupa Parlamentosu'na üye olurken kimileri de belediye başkanı olarak atandı. Hıristiyan Demokratlar Birliği'ne (CDA) üye bir milletvekili ise kendi özel şirketini kurduğu için parlamentodan ayrıldı.<br />
<br />
Hollanda yasalarına göre görevinden ayrılan milletvekilinin yerine, aynı partiden seçimlere girip de kazanamayan sıradaki aday yerleştiriliyor.<br />
<br />
Bu çerçevede geçtiğimiz günlerde koalisyonun büyük ortağı Hıristiyan Demokratlar Birliği'nden (CDA) istifa eden Milletvekili Ruud van Heugten'un yerine Türk asıllı Nihat Eski getirilmişti. (CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hollanda'da Bir Gecede 65 Milyon Euro Havaya Uçtu]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-bir-gecede-65-milyon-euro-havaya-uctu-359</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:58:08 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-bir-gecede-65-milyon-euro-havaya-uctu-359</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da halk yeni yıla havai fişekler eşliğinde dans ederek coşku içinde girerken gecede atılan havai fişekler gökyüzünü renklendirdi. Saatlerin gece 00:00'ı gösterdiği anda atılmaya başlayan havai fişekler izleyenlere görsel şölen sunarken, bir gecede yüz binlerce Euro'luk havai fişek patlatıldı.<br />
<br />
Hollanda'da yılbaşı akşamına değin yaklaşık 65 milyon Euro'luk havi fişek satıldığı açıklanırken, geçen yıl ise 55 milyon Euro'luk havai fişek satın alındığı belirtildi. Özellikle bu havai fişeklerin Çin'de kurulan fabrikalarda yıl boyunca üretildiği ve sonrada Leeuwarden'de aracı firmalarla dükkânlara pazarlandığı ifade edildi.<br />
<br />
Amsterdam Museumplein Meydanı'nda, polisin verdiği bilgiye göre yaklaşık 45 bin kişi toplanarak yeni yılı burada karşıladı. Museumplein Amsterdam üzerindeki her açık alan neredeyse doluydu. Sbs6 televizyonundan canlı olarak yayınlanan kutlamalarda Popstar ve soprano Barbara Hannigan bir konser verdi. Amsterdam Museumplein, Hollanda genelindeki en büyük yeni yıl kutlamasına ev sahipliği yaptı. Geçen yıl 30 bin kişi bu meydanı doldurmuştu.<br />
<br />
YENİ YIL KUTLAMALARINDA SIKI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI<br />
<br />
Amsterdam polisinin çok sıkı önlem aldığı günde Dam Meydanı etrafında seyyar klinik ve ambulanslar oluşturulurken, 2 bin 500 özel polis görev yaptı. Amsterdam Dam Meydanı ve Rembarntplein'de havai fişek patlamalarında çok sayıda kişi yaralandı. Özel güvenlik korumaları Museumplein'e girişlerde aramalar yaptılar. Amsterdam polisi gece geç saatlere doğru alkolün etkisi ile kendini kaybedip olay çıkaran ve hırsızlık girişiminde bulunan 80 kişiyi gözaltına aldı. Geçen yıl ise aynı gecede 60 kişinin çeşitli suçlardan yakalandığı açıklandı.<br />
<br />
Yeni yıl gecesi kutlaması, Rotterdam'da da çok sayıda kişinin katılımı ile şehir meydanında yapıldı. Rotterdam polisinin, olay çıkaran 157 kişiyi yakaladığı belirtildi. Tutuklamaların sayısı neredeyse önceki yıllara göre ikiye katlandı. Geçen yıl seksen tutuklama olduğu, yer yer özel polis birimlerinin meydanda kontrol yaptığı açıklandı. Rotterdam şehir merkezinde bin 100 polis memuru ve 140 şehir güvenlik görevlisi güvenliği sağladılar.<br />
<br />
Den Haag ve çevresinde yirmi civarında tutuklama olduğu açıklandı. Lahey'deki itfaiye polis sözcüsü, havai fişek patlamalarında çok sayıda yangının çıktığını ve itfaiyelerin bu yangınları söndürmekle meşgul olduklarını açıkladı. Den Haag'ta da sekiz kişinin havai fişek patlaması ile vücutlarının çeşitli yerinden yaralandığı belirtildi.<br />
<br />
Utrecht Polisi'nin bu yıl sıkı önlemler almasına rağmen olay çıkaran çok sayıda kişiyi tutukladığı açıklandı. Polis sözcüsü, geçen yıl 85 kişinin tutuklandığını ve Utrecht şehrinde yangınların sayısının geçen yıla nazaran bu yıl daha az olduğu açıklandı.<br />
<br />
Hollanda'nın Zutphen, Apeldoorn Doetinchem, Harderwijk ve Apeldoorn kentinde de gençler arasında kavgaların çıktığı, çok sayıda kişinin tutuklandığı belirtildi. Haarlem şehrinde ise yangınların çıktığı ve itfaiyenin bu yangınları söndürmekle meşgul oldukları ifade edildi.<br />
<br />
Frisland'ta 2 bin 500'ün üzerinde kaçak havai fişeğe el konulduğu, buna rağmen patlamalarda yol işaretleri, otomobiller, aynı zamanda evler, dükkânlar ve işyerlerinin de zarar gördüğü belirtildi. Toplam olarak, yeni yılda Frisland'ta 30 kişinin tutuklandığı açıklandı. Tutuklamaların tehdit, hakaret ve yasadışı havai fişek sahiplerine yönelik olduğu ve tutuklamalara sebebin çoğunlukla erkeklerin alkolün etkisi ile dozu kaçırmaları olduğu bildirildi.(CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da halk yeni yıla havai fişekler eşliğinde dans ederek coşku içinde girerken gecede atılan havai fişekler gökyüzünü renklendirdi. Saatlerin gece 00:00'ı gösterdiği anda atılmaya başlayan havai fişekler izleyenlere görsel şölen sunarken, bir gecede yüz binlerce Euro'luk havai fişek patlatıldı.<br />
<br />
Hollanda'da yılbaşı akşamına değin yaklaşık 65 milyon Euro'luk havi fişek satıldığı açıklanırken, geçen yıl ise 55 milyon Euro'luk havai fişek satın alındığı belirtildi. Özellikle bu havai fişeklerin Çin'de kurulan fabrikalarda yıl boyunca üretildiği ve sonrada Leeuwarden'de aracı firmalarla dükkânlara pazarlandığı ifade edildi.<br />
<br />
Amsterdam Museumplein Meydanı'nda, polisin verdiği bilgiye göre yaklaşık 45 bin kişi toplanarak yeni yılı burada karşıladı. Museumplein Amsterdam üzerindeki her açık alan neredeyse doluydu. Sbs6 televizyonundan canlı olarak yayınlanan kutlamalarda Popstar ve soprano Barbara Hannigan bir konser verdi. Amsterdam Museumplein, Hollanda genelindeki en büyük yeni yıl kutlamasına ev sahipliği yaptı. Geçen yıl 30 bin kişi bu meydanı doldurmuştu.<br />
<br />
YENİ YIL KUTLAMALARINDA SIKI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI<br />
<br />
Amsterdam polisinin çok sıkı önlem aldığı günde Dam Meydanı etrafında seyyar klinik ve ambulanslar oluşturulurken, 2 bin 500 özel polis görev yaptı. Amsterdam Dam Meydanı ve Rembarntplein'de havai fişek patlamalarında çok sayıda kişi yaralandı. Özel güvenlik korumaları Museumplein'e girişlerde aramalar yaptılar. Amsterdam polisi gece geç saatlere doğru alkolün etkisi ile kendini kaybedip olay çıkaran ve hırsızlık girişiminde bulunan 80 kişiyi gözaltına aldı. Geçen yıl ise aynı gecede 60 kişinin çeşitli suçlardan yakalandığı açıklandı.<br />
<br />
Yeni yıl gecesi kutlaması, Rotterdam'da da çok sayıda kişinin katılımı ile şehir meydanında yapıldı. Rotterdam polisinin, olay çıkaran 157 kişiyi yakaladığı belirtildi. Tutuklamaların sayısı neredeyse önceki yıllara göre ikiye katlandı. Geçen yıl seksen tutuklama olduğu, yer yer özel polis birimlerinin meydanda kontrol yaptığı açıklandı. Rotterdam şehir merkezinde bin 100 polis memuru ve 140 şehir güvenlik görevlisi güvenliği sağladılar.<br />
<br />
Den Haag ve çevresinde yirmi civarında tutuklama olduğu açıklandı. Lahey'deki itfaiye polis sözcüsü, havai fişek patlamalarında çok sayıda yangının çıktığını ve itfaiyelerin bu yangınları söndürmekle meşgul olduklarını açıkladı. Den Haag'ta da sekiz kişinin havai fişek patlaması ile vücutlarının çeşitli yerinden yaralandığı belirtildi.<br />
<br />
Utrecht Polisi'nin bu yıl sıkı önlemler almasına rağmen olay çıkaran çok sayıda kişiyi tutukladığı açıklandı. Polis sözcüsü, geçen yıl 85 kişinin tutuklandığını ve Utrecht şehrinde yangınların sayısının geçen yıla nazaran bu yıl daha az olduğu açıklandı.<br />
<br />
Hollanda'nın Zutphen, Apeldoorn Doetinchem, Harderwijk ve Apeldoorn kentinde de gençler arasında kavgaların çıktığı, çok sayıda kişinin tutuklandığı belirtildi. Haarlem şehrinde ise yangınların çıktığı ve itfaiyenin bu yangınları söndürmekle meşgul oldukları ifade edildi.<br />
<br />
Frisland'ta 2 bin 500'ün üzerinde kaçak havai fişeğe el konulduğu, buna rağmen patlamalarda yol işaretleri, otomobiller, aynı zamanda evler, dükkânlar ve işyerlerinin de zarar gördüğü belirtildi. Toplam olarak, yeni yılda Frisland'ta 30 kişinin tutuklandığı açıklandı. Tutuklamaların tehdit, hakaret ve yasadışı havai fişek sahiplerine yönelik olduğu ve tutuklamalara sebebin çoğunlukla erkeklerin alkolün etkisi ile dozu kaçırmaları olduğu bildirildi.(CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hollanda'ya Çıplak Tarayıcılar Geliyor]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-ya-ciplak-tarayicilar-geliyor-358</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:56:49 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-ya-ciplak-tarayicilar-geliyor-358</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda, vücudu çıplak gösteren tarayıcıları Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda kullanmaya başlayacağını açıkladı. Çıplak tarayıcılar, ilk aşamada ABD'ye giden yolcular için öngörülüyor.<br />
<br />
Avrupa Birliği ülkelerinde kişisel dokunulmazlık hakkını zedelediği gerekçesiyle tartışmaya yol açan çıplak tarayıcıların Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda önümüzdeki günlerde kullanılmaya başlanacağı açıklandı.<br />
<br />
Hükümetin bu yöndeki kararını Lahey'de düzenlenen basın toplantısında açıklayan Hollanda içişleri Bakanı Guusje ter Horst, ilk aşamada ABD'ye giden yolcuların çıplak tarayıcıdan geçeceğini söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Saldırgan Amsterdam'dan binmişti</span><br />
<br />
Hollandalı Bakan, 25 Aralık'ta Amsterdam – Detroit seferini yapan Amerikan uçağına yönelik saldırı girişimi nedeniyle bu kararın alındığını dile getirdi. El Kaide bağlantılı bir Nijeryalı, 25 Aralık'ta Amsterdam'dan bindiği Amerikan uçağı Detroit'e indikten sonra saldırı girişiminde bulunmuştu.<br />
<br />
Saldırganın uçağa binmeden önce Amsterdam'da metal dedektörden geçmiş, ancak patlayıcı özelliğe sahip toz maddeler güvenlik güçleri tarafından tespit edilememişti.<br />
<br />
Amsterdam'daki havalimanında çıplak tarayıcıların kullanılmasına Hollanda'daki siyasi partilerin tümü, uçuş güvenliğinin özel alanının korunmasından öncelikli olduğu gerekçesiyle destek verdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Almanya'da da tartışılıyor</span><br />
<br />
Havalimanlarında çıplak tarayıcıların kullanılması Almanya'da da tartışılıyor. Alman içişleri Bakanı Thomas de Maiziere, bu tarayıcıların bir güvenlik önlemi olarak gözardı edilmeyeceğini dile getirdi.<br />
<br />
Ancak Almanya'da birçok uzman ve siyasetçi, bu tarayıcıların sadece vücudun formunu değil, aynı zamanda üreme organları dahil vücudun her organını gösterdiği gerekçesiyle karşı çıkıyor. Ancak Alman içişleri Bakanı, şu anda yeni tür cihazların geliştirildiğini ve bunların vücudun bazı bölgelerinin devredışı bırakılabileceğini dile getiriyor.<br />
<br />
Ayrıca x-ray ışınları içeren bu tarayıcıların sağlık açısından da zararlı olduğuna dikkat çekiliyor. Basında "çıplak tarayıcı" adı takılan bu cihazlar, vücudu elbisesiz olarak gösterme özelliğine sahip. Güvenlik birimleri bu sayede vücudun çeşitli yerlerine saklanan silah ya da patlayıcıları kolaylıkla tespit edebiliyor. (Deutsche Welle Türkçe)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda, vücudu çıplak gösteren tarayıcıları Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda kullanmaya başlayacağını açıkladı. Çıplak tarayıcılar, ilk aşamada ABD'ye giden yolcular için öngörülüyor.<br />
<br />
Avrupa Birliği ülkelerinde kişisel dokunulmazlık hakkını zedelediği gerekçesiyle tartışmaya yol açan çıplak tarayıcıların Amsterdam'daki Schiphol Havalimanı'nda önümüzdeki günlerde kullanılmaya başlanacağı açıklandı.<br />
<br />
Hükümetin bu yöndeki kararını Lahey'de düzenlenen basın toplantısında açıklayan Hollanda içişleri Bakanı Guusje ter Horst, ilk aşamada ABD'ye giden yolcuların çıplak tarayıcıdan geçeceğini söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Saldırgan Amsterdam'dan binmişti</span><br />
<br />
Hollandalı Bakan, 25 Aralık'ta Amsterdam – Detroit seferini yapan Amerikan uçağına yönelik saldırı girişimi nedeniyle bu kararın alındığını dile getirdi. El Kaide bağlantılı bir Nijeryalı, 25 Aralık'ta Amsterdam'dan bindiği Amerikan uçağı Detroit'e indikten sonra saldırı girişiminde bulunmuştu.<br />
<br />
Saldırganın uçağa binmeden önce Amsterdam'da metal dedektörden geçmiş, ancak patlayıcı özelliğe sahip toz maddeler güvenlik güçleri tarafından tespit edilememişti.<br />
<br />
Amsterdam'daki havalimanında çıplak tarayıcıların kullanılmasına Hollanda'daki siyasi partilerin tümü, uçuş güvenliğinin özel alanının korunmasından öncelikli olduğu gerekçesiyle destek verdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Almanya'da da tartışılıyor</span><br />
<br />
Havalimanlarında çıplak tarayıcıların kullanılması Almanya'da da tartışılıyor. Alman içişleri Bakanı Thomas de Maiziere, bu tarayıcıların bir güvenlik önlemi olarak gözardı edilmeyeceğini dile getirdi.<br />
<br />
Ancak Almanya'da birçok uzman ve siyasetçi, bu tarayıcıların sadece vücudun formunu değil, aynı zamanda üreme organları dahil vücudun her organını gösterdiği gerekçesiyle karşı çıkıyor. Ancak Alman içişleri Bakanı, şu anda yeni tür cihazların geliştirildiğini ve bunların vücudun bazı bölgelerinin devredışı bırakılabileceğini dile getiriyor.<br />
<br />
Ayrıca x-ray ışınları içeren bu tarayıcıların sağlık açısından da zararlı olduğuna dikkat çekiliyor. Basında "çıplak tarayıcı" adı takılan bu cihazlar, vücudu elbisesiz olarak gösterme özelliğine sahip. Güvenlik birimleri bu sayede vücudun çeşitli yerlerine saklanan silah ya da patlayıcıları kolaylıkla tespit edebiliyor. (Deutsche Welle Türkçe)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yerel Seçimlerin Türk Adayları Bir Araya Geldi]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-yerel-secimlerin-turk-adaylari-bir-araya-geldi-357</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:55:10 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-yerel-secimlerin-turk-adaylari-bir-araya-geldi-357</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda'da Mart ayımda yapılacak 'yerel seçimler' için partiler hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. Rotterdam ve ilçelerinden aday olan Türk kökenli İşçi Partisi (PvdA) adayları hedeflerini açıkladı.<br />
<br />
Rotterdam Türk Esnaflar Kulübü (STOR) salonundaki toplantıya katılan adaylar, PvdA nin ülkedeki yabancıların partisi olduğunu ve Türklere verdiği önemi aday listesiyle de gösterdiğini belirtti. Türk adaylar, gurbetçi vatandaşları seçme-seçilme hakkını kullanmaya ve siyasette aktif görev almaya çağırdı. Rotterdam ve çevresinde 20 bin Türk asıllı seçmenin bulunduğunu belirten adaylar, "2 dakika zaman ayırıp, mutlaka sandığa gidelim." çağrısı yaptı.<br />
<br />
Adaylar; güvenlik, altyapı, işsizlik, gençlik ve diğer konularda parti politikasına uygun projeler gerçekleştirmek istediklerini vurguladı.(CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda'da Mart ayımda yapılacak 'yerel seçimler' için partiler hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. Rotterdam ve ilçelerinden aday olan Türk kökenli İşçi Partisi (PvdA) adayları hedeflerini açıkladı.<br />
<br />
Rotterdam Türk Esnaflar Kulübü (STOR) salonundaki toplantıya katılan adaylar, PvdA nin ülkedeki yabancıların partisi olduğunu ve Türklere verdiği önemi aday listesiyle de gösterdiğini belirtti. Türk adaylar, gurbetçi vatandaşları seçme-seçilme hakkını kullanmaya ve siyasette aktif görev almaya çağırdı. Rotterdam ve çevresinde 20 bin Türk asıllı seçmenin bulunduğunu belirten adaylar, "2 dakika zaman ayırıp, mutlaka sandığa gidelim." çağrısı yaptı.<br />
<br />
Adaylar; güvenlik, altyapı, işsizlik, gençlik ve diğer konularda parti politikasına uygun projeler gerçekleştirmek istediklerini vurguladı.(CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hollanda'da Bu Yıl 8 Binden Fazla İşyeri İflas Etti]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-bu-yil-8-binden-fazla-isyeri-iflas-etti-356</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:53:32 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-hollanda-da-bu-yil-8-binden-fazla-isyeri-iflas-etti-356</guid>
			<description><![CDATA[Bütün dünyayı etkisi altına alan mali kriz Hollanda'yı da olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mali krizden dolayı Hollanda'da iflas eden işyeri sayısında büyük patlama olduğu belirtildi. İstatistiklere göre 2009 yılında kapanan işyeri sayısı 8 bini aştı. Bu rakam geçen yıl yaşanan iflas oranlarından yüzde 80 daha fazla. Ülkede şimdiye değin en çok iflasın yaşandığı yıl 2005'ti ve o zaman kapanan iş yeri sayısı 6 bin 700 civarındaydı.<br />
<br />
İstatistiklere göre özellikle inşaat, otomobil, endüstri, emlak ve finans alanlarında iş yapan şirketlerde iflas daha yaygın görüldü. Utrecht, Zeeland ve Gelderland bölgelerindeki işyerlerinin krizden daha çok etkilendiğini gözler önüne seren araştırmalara göre, orta ve küçük ölçekli işletmelerde yaşanan iflas oranı diğerlerine göre daha yüksek. Ekonomideki olumsuz tabloda az da olsa bir iyileşmenin göze çarptığına dikkat çeken uzmanlar, 2010'un ikinci yarısında bir büyüme öngörüyor.(CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bütün dünyayı etkisi altına alan mali kriz Hollanda'yı da olumsuz etkilemeye devam ediyor. Mali krizden dolayı Hollanda'da iflas eden işyeri sayısında büyük patlama olduğu belirtildi. İstatistiklere göre 2009 yılında kapanan işyeri sayısı 8 bini aştı. Bu rakam geçen yıl yaşanan iflas oranlarından yüzde 80 daha fazla. Ülkede şimdiye değin en çok iflasın yaşandığı yıl 2005'ti ve o zaman kapanan iş yeri sayısı 6 bin 700 civarındaydı.<br />
<br />
İstatistiklere göre özellikle inşaat, otomobil, endüstri, emlak ve finans alanlarında iş yapan şirketlerde iflas daha yaygın görüldü. Utrecht, Zeeland ve Gelderland bölgelerindeki işyerlerinin krizden daha çok etkilendiğini gözler önüne seren araştırmalara göre, orta ve küçük ölçekli işletmelerde yaşanan iflas oranı diğerlerine göre daha yüksek. Ekonomideki olumsuz tabloda az da olsa bir iyileşmenin göze çarptığına dikkat çeken uzmanlar, 2010'un ikinci yarısında bir büyüme öngörüyor.(CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Üç Aylık Bebek, Annesi Burkalı Diye Acil Servise Alınmadı]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-uc-aylik-bebek-annesi-burkali-diye-acil-servise-alinmadi-355</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:44:12 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-uc-aylik-bebek-annesi-burkali-diye-acil-servise-alinmadi-355</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda'da bir hastane, burka giyen bir kadının hastalanan 3 aylık bebeğini kabul etmediği gerekçesiyle şikayet edildi. Burkalı kadın, konuyu ayrımcılık konularını inceleyen Eşit Haklar Komisyonu'na taşıdı.<br />
<br />
Komisyona yansıyan bilgiye göre Utrecht kentinde ikamet eden 23 yaşındaki Müslüman kadın, hastalanan bebeğini önce aile doktoruna götürdü. Doktorun sevk etmesiyle acil servise giden kadın, nöbetçi doktor tarafından içeri alınmadı. Gerekçe olarak da kadının burka giymesini gösterdi.<br />
<br />
Böyle bir olayla ilk kez karşılaştığını bildiren komisyon, konunun ivedilikle inceleceğini açıkladı. Komisyondan yapılan açıklamada, "Aile doktorunun sevk ettiği bir hastanın acil servisten geri çevrilmesi kabul edilemez. Bir kadının dini inancını simgeleyen bir kıyafet giydiği için sağlık hizmetinden yoksun bırakılması kabul edilemez." denildi.<br />
<br />
Hollanda'da burka gibi yüzü kapatan giysi giyenlere, işsizlik ya da öteki yardım ödeneklerinin verilmesinin tamamen durdurulması da istenmişti. Amsterdam Belediye Başkanı Job Cohen, "Burka giydiği için işe kabul edilmeyen bir kişiye işsizlik ödeneği verilmemelidir." görüşünü savunmuştu. Belediye Başkanı Cohen, Fransa'daki anlayışın aksine, iş ve eğitim yaşamının dışında kamuya açık mekanlarda isteyen herkesin dini inançlarının gereği gibi giyinmelerine karşı olmadığını açıklamıştı.<br />
<br />
Hollanda'da, üç yıl önce burka giyen bir kadına işsizlik yardımı ödeneğini durdurulmuş, ancak belediyenin kararı mahkemeden dönmüştü. Aralık 2005'te aşırı sağcı Geert Wilders'in belli kamusal alanlarda yüzü kapatmayı yasaklayan tasarısı 'güvenlik gerekçesiyle' kabul edilmişti. 16 milyonluk Hollanda'da 1 milyon Müslüman yaşıyor. Bu nüfus içinde en fazla 70 kadının tümüyle yüzünü kapattığı tahmin ediliyor. (CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda'da bir hastane, burka giyen bir kadının hastalanan 3 aylık bebeğini kabul etmediği gerekçesiyle şikayet edildi. Burkalı kadın, konuyu ayrımcılık konularını inceleyen Eşit Haklar Komisyonu'na taşıdı.<br />
<br />
Komisyona yansıyan bilgiye göre Utrecht kentinde ikamet eden 23 yaşındaki Müslüman kadın, hastalanan bebeğini önce aile doktoruna götürdü. Doktorun sevk etmesiyle acil servise giden kadın, nöbetçi doktor tarafından içeri alınmadı. Gerekçe olarak da kadının burka giymesini gösterdi.<br />
<br />
Böyle bir olayla ilk kez karşılaştığını bildiren komisyon, konunun ivedilikle inceleceğini açıkladı. Komisyondan yapılan açıklamada, "Aile doktorunun sevk ettiği bir hastanın acil servisten geri çevrilmesi kabul edilemez. Bir kadının dini inancını simgeleyen bir kıyafet giydiği için sağlık hizmetinden yoksun bırakılması kabul edilemez." denildi.<br />
<br />
Hollanda'da burka gibi yüzü kapatan giysi giyenlere, işsizlik ya da öteki yardım ödeneklerinin verilmesinin tamamen durdurulması da istenmişti. Amsterdam Belediye Başkanı Job Cohen, "Burka giydiği için işe kabul edilmeyen bir kişiye işsizlik ödeneği verilmemelidir." görüşünü savunmuştu. Belediye Başkanı Cohen, Fransa'daki anlayışın aksine, iş ve eğitim yaşamının dışında kamuya açık mekanlarda isteyen herkesin dini inançlarının gereği gibi giyinmelerine karşı olmadığını açıklamıştı.<br />
<br />
Hollanda'da, üç yıl önce burka giyen bir kadına işsizlik yardımı ödeneğini durdurulmuş, ancak belediyenin kararı mahkemeden dönmüştü. Aralık 2005'te aşırı sağcı Geert Wilders'in belli kamusal alanlarda yüzü kapatmayı yasaklayan tasarısı 'güvenlik gerekçesiyle' kabul edilmişti. 16 milyonluk Hollanda'da 1 milyon Müslüman yaşıyor. Bu nüfus içinde en fazla 70 kadının tümüyle yüzünü kapattığı tahmin ediliyor. (CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Apartmanlarında Yangın Çıkarılan Türkler Tedirgin]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-apartmanlarinda-yangin-cikarilan-turkler-tedirgin-354</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:42:36 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-apartmanlarinda-yangin-cikarilan-turkler-tedirgin-354</guid>
			<description><![CDATA[Hollanda'nın Hoorn kentinde geçen hafta Türk ailelerin de yaşadığı bazı apartmanlarda çıkarılan yangınlar çevre sakinlerini tedirgin etti. Geçen hafta yaklaşık sekiz blokta eş zamanlı olarak çıkarılan yangınlarda can ve mal kaybı yaşanmamasına rağmen Türk asıllı vatandaşların endişesi sürüyor.<br />
<br />
Apartmanların merdiven boşluklarında lastik yakılması sonucu zehirlenen birçok kişi hastaneye kaldırılırken, duvarlara ırkçı yazılar yazıldığı da belirtildi. Olaya anında müdahale eden güvenlik güçleri iki genci gözaltına aldı.<br />
<br />
Yangınları kimlerin çıkardığının tam olarak tespit edilemediğine değinen mağdurlar, kendilerini evlerinde güvende hissetmediklerini dile getirdi. Mağdurlardan Erol Dağdelen, gece yarısı ağır bir kokuyla uyanmış. "Uyandığımda evin içi dumanla dolmuştu." diyen Dağdelen, hemen iki küçük çocuğu ile eşini uyandırıp aşağıya indiğini söylüyor.<br />
<br />
Türk asıllı Hoorn sakinleri, polisin bir an önce sorumluları yakalamasını istiyor.(CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hollanda'nın Hoorn kentinde geçen hafta Türk ailelerin de yaşadığı bazı apartmanlarda çıkarılan yangınlar çevre sakinlerini tedirgin etti. Geçen hafta yaklaşık sekiz blokta eş zamanlı olarak çıkarılan yangınlarda can ve mal kaybı yaşanmamasına rağmen Türk asıllı vatandaşların endişesi sürüyor.<br />
<br />
Apartmanların merdiven boşluklarında lastik yakılması sonucu zehirlenen birçok kişi hastaneye kaldırılırken, duvarlara ırkçı yazılar yazıldığı da belirtildi. Olaya anında müdahale eden güvenlik güçleri iki genci gözaltına aldı.<br />
<br />
Yangınları kimlerin çıkardığının tam olarak tespit edilemediğine değinen mağdurlar, kendilerini evlerinde güvende hissetmediklerini dile getirdi. Mağdurlardan Erol Dağdelen, gece yarısı ağır bir kokuyla uyanmış. "Uyandığımda evin içi dumanla dolmuştu." diyen Dağdelen, hemen iki küçük çocuğu ile eşini uyandırıp aşağıya indiğini söylüyor.<br />
<br />
Türk asıllı Hoorn sakinleri, polisin bir an önce sorumluları yakalamasını istiyor.(CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Belediye Başkan Yardımcısı Bir Yıllık Maaşını Hayır Kurumuna Bağışladı]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-belediye-baskan-yardimcisi-bir-yillik-maasini-hayir-kurumuna-bagisladi-353</link>
			<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 16:40:53 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-belediye-baskan-yardimcisi-bir-yillik-maasini-hayir-kurumuna-bagisladi-353</guid>
			<description><![CDATA[Rotterdam Belediye Başkan yardımcılarından Hans Vervat, görev süresi boyunca belediyeden almaya hak kazandığı tüm maaşını bir hayır kurumuna bağışlamaya karar verdiğini açıklad.<br />
<br />
"Bu görevi para için kabul etmedim." diyen Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Vervat, önümüzdeki mart ayında yapılacak belediye meclisi seçimlerine kadar görevini sürdüreceğini hatırlattı. Vervat, yaklaşık bir yıldır aldığı tüm parayı Fonds Bijzondere Noden Vakfı (Özel Gereksinimler Fonu Vakfı) adlı kuruma bağışlayacağını duyurdu. Aynı zamanda işadamı olan Belediye Başkan Yardımcısı Vervat, paraya ihtiyacı olmadığını belirterek, "Umarım bu davranışım daha çok Rotterdamlıya ilham verir." dedi.<br />
<br />
Başkan yardımcısının ayda ortalama 8 bin 919 Euro maaş aldığı belirtildi. Bundan hareketle yapılacak bağış miktarının 100 bin Euro civarında olacağı tahmin ediliyor.<br />
<br />
Hans Vervat, bağışta bulunacağı vakfa mesai arkadaşlarıyla birlikte karar verdiğini söyledi. Vervat, bu hayır kurumunun maddi sıkıntı yaşayan birçok kişiye yardım ettiğini dile getirdi.<br />
<br />
Hollanda genelinde hizmet veren ve birçok kentte şubeleri bulunan Özel Gereksinimler Fonu Vakfı, maddi zorluk yaşayanlara destek oluyor.(CİHAN)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Rotterdam Belediye Başkan yardımcılarından Hans Vervat, görev süresi boyunca belediyeden almaya hak kazandığı tüm maaşını bir hayır kurumuna bağışlamaya karar verdiğini açıklad.<br />
<br />
"Bu görevi para için kabul etmedim." diyen Ekonomiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Vervat, önümüzdeki mart ayında yapılacak belediye meclisi seçimlerine kadar görevini sürdüreceğini hatırlattı. Vervat, yaklaşık bir yıldır aldığı tüm parayı Fonds Bijzondere Noden Vakfı (Özel Gereksinimler Fonu Vakfı) adlı kuruma bağışlayacağını duyurdu. Aynı zamanda işadamı olan Belediye Başkan Yardımcısı Vervat, paraya ihtiyacı olmadığını belirterek, "Umarım bu davranışım daha çok Rotterdamlıya ilham verir." dedi.<br />
<br />
Başkan yardımcısının ayda ortalama 8 bin 919 Euro maaş aldığı belirtildi. Bundan hareketle yapılacak bağış miktarının 100 bin Euro civarında olacağı tahmin ediliyor.<br />
<br />
Hans Vervat, bağışta bulunacağı vakfa mesai arkadaşlarıyla birlikte karar verdiğini söyledi. Vervat, bu hayır kurumunun maddi sıkıntı yaşayan birçok kişiye yardım ettiğini dile getirdi.<br />
<br />
Hollanda genelinde hizmet veren ve birçok kentte şubeleri bulunan Özel Gereksinimler Fonu Vakfı, maddi zorluk yaşayanlara destek oluyor.(CİHAN)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bilgisayarı en çok ne için kullanıyoruz?]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-bilgisayari-en-cok-ne-icin-kullaniyoruz-352</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 02:16:34 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-bilgisayari-en-cok-ne-icin-kullaniyoruz-352</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması'nın sonuçları ilginç veriler ortaya koydu. Kullanıcılar, bilgisayarda en çok müzik indiriyor, Müzikten sonra sıralamada e-mail, internette sörf ve chat geliyor.<br />
<br />
İntel tarafından Türkiye'nin e-dönüşüm sürecinde bulunduğu noktayı ortaya koymak adına yaptırılan 'Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması'nın sonuçları açıklandı. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde 28 il, 55 ilçe merkezi ve 113 mahallede A, B, C ve D sosyo-ekonomik statü gruplarından bin 134 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapıldı. Araştırmada çeşitli etkinlikleri ne sıklıkta gerçekleştirdikleri sorulan kullanıcıların yüzde 40'ı 'müzik dinlediğini, indirdiğini, satın aldığını' belirtirken, ikinci sırada 'e-posta okumak ve göndermek', üçüncü sırada 'web sitelerinde dolaşmak', dördüncü sırada ise 'chat yapmak' yer alıyor.<br />
<br />
Araştırmanın ortaya koyduğu söz konusu değerlerin önemli bir soruna işaret ettiğine dikkat çeken Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem “Bu veriler, ülkemizde kadınla erkek arasında bilgisayar kullanımı konusundaki erişim olanakları ve farkındalık sorununu ortaya koymak açısından son derece önemli. Çıkan yüzdeler, özellikle kadınların bilgisayar okuryazarlığı ve bilişimin diğer unsurlarından sağlayabilecekleri faydalar konusunda hem bilinçlendirilmesi ve cesaretlendirilmesi hem de imkanların oluşturulması doğrultusundaki ihtiyacı ortaya koyuyor. Bu sonuçlar da bize Intel olarak 2005’ten beri sürdüğümüz 'Kadın ve Bilişim Platformu' projemizle ne kadar doğru bir alana odaklandığımızı gösteriyor" dedi.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">Kadın-erkek uçurumu kapatılmalı</span></span><br />
<br />
Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması'nı sosyolojik açıdan değerlendiren Prof. Dr. Nilüfer Narlı, bilgisayar kullanımına ve algılara ilişkin verilere duyulan ihtiyacın giderek arttığını ve Intel'in araştırmasının bu yönüyle önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini belirtti. Narlı "Bu araştırma verilerinin de ortaya koyduğu gibi kadınlar, 30 yaş üstündekiler ve düşük sosyo-ekonomik statü grubundakiler bilgisayara ve internete erişimde ve kullanımda dezavantajlı konumda. Özellikle Güneydoğu ve Karadeniz illerindeki genç kızlara bilgisayar eğitimin ulaştırılması için gerekli çabalar, kalkınma ve sosyal cinsiyet uçurumun kapatılması için özel önem arz ediyor" yorumunda bulundu. Narlı ayrıca, bilgisayar/internet okuryazarlığı eğitimi konusunda kamu, özel sektör, sivil toplum örgütlerinin işbirliğinin teşvik edilmesi gerektiğini, yerel yönetimler ve üniversitelerin bu ortaklığın temel direkleri olduğunu belirtti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">'G20'deyiz ama onlardan geriyiz'</span><br />
<br />
Araştırma sonuçlarını ekonomik açıdan yorumlayan Prof. Dr. Kerem Alkin ise Türkiye'nin G20 ülkeleri arasında olması gereken noktadan çok daha geride kaldığını, bu durumun değişmesi için demir-çelik ve tekstil gibi sektörlerden daha teknolojik ve yüksek katma değerli alanlara yönelmek gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin artık bir saniye gecikmeye dahi tahammülü olmadığını dile getiren Alkin "Bu atılımı bir an önce yapmazsak dahil olmaktan gurur duyduğumuz G20 ülkelerinden biri olarak kalmamız imkansız hale gelecektir" dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İnternete daha çok erkekler giriyor</span><br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">Araştırmadan çıkan çarpıcı sonuçlardan bazıları:</span></span><br />
<br />
- Araştırma kentlerde yaşayan alt-orta ve üst sosyo-ekonomik sınıfa mensup 16 yaş üzeri nüfusu temsil ediyor.<br />
<br />
- Son bir ayda bilgisayar kullanma oranı erkekler arasında yüzde 85 iken, kadınlar arasında yüzde 58'de kalıyor.<br />
<br />
- İnternetin ne olduğunu hiç duymayan yüzde 0.5'lik bir kesim var.<br />
<br />
- Bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19.<br />
<br />
- Kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor. Erklerde ise bu oran sadece yüzde 10.<br />
<br />
- Annenin bilgisayar kullandığı hanelerin oranı yüzde 18.<br />
<br />
- Bilgisayar kullanıcılarının amaçları arasında ilk sıralarda müzik dinlemek-kaydetmek-satın almak ve e-posta okumak yer alıyor.<br />
<br />
- Bilgisayar kullanmayanlar ise ‘kullanıyor olsalardı’ fotoğraf kaydetmek, müzik dinlemek-kaydetmek-satın almak ve eğitim/öğretim amaçlı kullanmak istediklerini belirtiyorlar.<br />
<br />
- Kullanıcıların yüzde 78'i kendi evinde, yüzde 47'si internet kafede, yüzde 33'ü başka birinin evinde, yüzde 31'i işte bilgisayar kullanıyor.<br />
<br />
- İnternet gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline gelmiş durumda. Genel kitlenin ise yüzde 10'u internetin 'bir yaşam tarzı' olduğunu belirtiyor.<br />
<br />
- Kentlerde yaşayan her üç aileden ikisinin kullanımında en az bir bilgisayar bulunuyor.<br />
<br />
- Gençler için internette chat ve surf, büyükler içinse eğitim ve araştırma yapmak daha önemli.<br />
<br />
(Star gazetesi)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması'nın sonuçları ilginç veriler ortaya koydu. Kullanıcılar, bilgisayarda en çok müzik indiriyor, Müzikten sonra sıralamada e-mail, internette sörf ve chat geliyor.<br />
<br />
İntel tarafından Türkiye'nin e-dönüşüm sürecinde bulunduğu noktayı ortaya koymak adına yaptırılan 'Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması'nın sonuçları açıklandı. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde 28 il, 55 ilçe merkezi ve 113 mahallede A, B, C ve D sosyo-ekonomik statü gruplarından bin 134 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapıldı. Araştırmada çeşitli etkinlikleri ne sıklıkta gerçekleştirdikleri sorulan kullanıcıların yüzde 40'ı 'müzik dinlediğini, indirdiğini, satın aldığını' belirtirken, ikinci sırada 'e-posta okumak ve göndermek', üçüncü sırada 'web sitelerinde dolaşmak', dördüncü sırada ise 'chat yapmak' yer alıyor.<br />
<br />
Araştırmanın ortaya koyduğu söz konusu değerlerin önemli bir soruna işaret ettiğine dikkat çeken Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem “Bu veriler, ülkemizde kadınla erkek arasında bilgisayar kullanımı konusundaki erişim olanakları ve farkındalık sorununu ortaya koymak açısından son derece önemli. Çıkan yüzdeler, özellikle kadınların bilgisayar okuryazarlığı ve bilişimin diğer unsurlarından sağlayabilecekleri faydalar konusunda hem bilinçlendirilmesi ve cesaretlendirilmesi hem de imkanların oluşturulması doğrultusundaki ihtiyacı ortaya koyuyor. Bu sonuçlar da bize Intel olarak 2005’ten beri sürdüğümüz 'Kadın ve Bilişim Platformu' projemizle ne kadar doğru bir alana odaklandığımızı gösteriyor" dedi.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">Kadın-erkek uçurumu kapatılmalı</span></span><br />
<br />
Türkiye Bilgisayar Kullanım ve Tutum Araştırması'nı sosyolojik açıdan değerlendiren Prof. Dr. Nilüfer Narlı, bilgisayar kullanımına ve algılara ilişkin verilere duyulan ihtiyacın giderek arttığını ve Intel'in araştırmasının bu yönüyle önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini belirtti. Narlı "Bu araştırma verilerinin de ortaya koyduğu gibi kadınlar, 30 yaş üstündekiler ve düşük sosyo-ekonomik statü grubundakiler bilgisayara ve internete erişimde ve kullanımda dezavantajlı konumda. Özellikle Güneydoğu ve Karadeniz illerindeki genç kızlara bilgisayar eğitimin ulaştırılması için gerekli çabalar, kalkınma ve sosyal cinsiyet uçurumun kapatılması için özel önem arz ediyor" yorumunda bulundu. Narlı ayrıca, bilgisayar/internet okuryazarlığı eğitimi konusunda kamu, özel sektör, sivil toplum örgütlerinin işbirliğinin teşvik edilmesi gerektiğini, yerel yönetimler ve üniversitelerin bu ortaklığın temel direkleri olduğunu belirtti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">'G20'deyiz ama onlardan geriyiz'</span><br />
<br />
Araştırma sonuçlarını ekonomik açıdan yorumlayan Prof. Dr. Kerem Alkin ise Türkiye'nin G20 ülkeleri arasında olması gereken noktadan çok daha geride kaldığını, bu durumun değişmesi için demir-çelik ve tekstil gibi sektörlerden daha teknolojik ve yüksek katma değerli alanlara yönelmek gerektiğine dikkat çekti. Türkiye'nin artık bir saniye gecikmeye dahi tahammülü olmadığını dile getiren Alkin "Bu atılımı bir an önce yapmazsak dahil olmaktan gurur duyduğumuz G20 ülkelerinden biri olarak kalmamız imkansız hale gelecektir" dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İnternete daha çok erkekler giriyor</span><br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">Araştırmadan çıkan çarpıcı sonuçlardan bazıları:</span></span><br />
<br />
- Araştırma kentlerde yaşayan alt-orta ve üst sosyo-ekonomik sınıfa mensup 16 yaş üzeri nüfusu temsil ediyor.<br />
<br />
- Son bir ayda bilgisayar kullanma oranı erkekler arasında yüzde 85 iken, kadınlar arasında yüzde 58'de kalıyor.<br />
<br />
- İnternetin ne olduğunu hiç duymayan yüzde 0.5'lik bir kesim var.<br />
<br />
- Bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19.<br />
<br />
- Kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor. Erklerde ise bu oran sadece yüzde 10.<br />
<br />
- Annenin bilgisayar kullandığı hanelerin oranı yüzde 18.<br />
<br />
- Bilgisayar kullanıcılarının amaçları arasında ilk sıralarda müzik dinlemek-kaydetmek-satın almak ve e-posta okumak yer alıyor.<br />
<br />
- Bilgisayar kullanmayanlar ise ‘kullanıyor olsalardı’ fotoğraf kaydetmek, müzik dinlemek-kaydetmek-satın almak ve eğitim/öğretim amaçlı kullanmak istediklerini belirtiyorlar.<br />
<br />
- Kullanıcıların yüzde 78'i kendi evinde, yüzde 47'si internet kafede, yüzde 33'ü başka birinin evinde, yüzde 31'i işte bilgisayar kullanıyor.<br />
<br />
- İnternet gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline gelmiş durumda. Genel kitlenin ise yüzde 10'u internetin 'bir yaşam tarzı' olduğunu belirtiyor.<br />
<br />
- Kentlerde yaşayan her üç aileden ikisinin kullanımında en az bir bilgisayar bulunuyor.<br />
<br />
- Gençler için internette chat ve surf, büyükler içinse eğitim ve araştırma yapmak daha önemli.<br />
<br />
(Star gazetesi)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türk bilimadamlarından kanseri yenecek teknoloji]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-turk-bilimadamlarindan-kanseri-yenecek-teknoloji-351</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 02:13:34 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-turk-bilimadamlarindan-kanseri-yenecek-teknoloji-351</guid>
			<description><![CDATA[Gazi Üniversitesi Nanotıp ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi'nden Türk bilim adamları, Washington Üniversitesi ile yürüttükleri çalışmada, içinde ilaç molekülü bulunan metrenin 50 milyarda biri büyüklüğündeki altın nano-kapsüllerle kanser hücrelerini yok etmeyi başardı.<br />
<br />
Başkanlığını Yrd. Doç. Dr. Gürer G. Budak'ın yürüttüğü ekipte görev yapan Dr. Mustafa Selman Yavuz'un Washington Üniversitesi'nden Dr. Younan Wia'nın ekibi ile yaptığı çalışma, saygın bilim dergisi Nature Materials'in Kasım sayısında yayınlandıktan sonra, ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'a da konu oldu.<br />
<br />
Çalışma hakkında bilgi veren Gazi Üniversitesi Nanotıp ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Budak, kanser tedavisinde son zamanlarda tümör hücrelerinin ya da tümörün geliştiği bölgenin hedef alındığı ''güdümlü'' ilaç dağılım sistemleri üzerinde yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, bu sayede çok daha düşük ilaç dozları ile yüksek tedavi başarısının elde edilebileceğini belirtti.<br />
<br />
Güdümlü ilaç dağılım sisteminde, alışılagelmiş yöntemlerde rastlanan ve tedaviye uyumu azaltan sistemik yan etki riskinin en aza indirgendiğini anlatan Budak, başlangıçta teori ağırlıklı yürütülen nanotıp çalışmalarının, artık insan sağlığında kullanılabilecek ürünler verecek düzeye geldiğini, yakın gelecekte tıbbi tanı ve tedavi yaklaşımlarında önemli değişiklikler beklendiğini bildirdi.<br />
<br />
Nanotıp konusunda dünyadaki önemli araştırma merkezleri ile işbirliği yaptıklarını kaydeden Budak, ekipte yer alan uzmanlardan Dr. Yavuz'un bu çalışmasının, kanser tedavisi ve nanoteknoloji alanında uluslararası düzeyde yürütülen araştırmalar içinde önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.<br />
<br />
Tedavi amaçlı üretilen her molekülün insanlar üzerinde kullanılmadan önce çok uzun ve detaylı testlerden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Budak, bu nedenle çalışmada kullanılan taşıyıcı altın nano-kapsüllerin, ilk aşamada laboratuvar ortamında oluşturulan hücre kültürü ve serilerinde denendiğini ve çok başarılı sonuçlar elde edildiğini açıkladı.<br />
<br />
Bir sonraki aşamada başlatılacak ''klinik öncesi faz'' çalışmalarında da canlı dokular ve hayvan deneylerinde benzer sonuçları almayı hedeflediklerini belirten Dr. Budak, ''Kanserin pek çok tipi olmasına rağmen, kansere yol açan patolojik süreçler henüz tam olarak aydınlatılamadı. Tüm kanser tiplerinde başarılı olabilecek bir tedavi bugün için mümkün değil. İleri teknoloji gerektiren nitelikli araştırmalar sayesinde kanser tedavisine adım adım yaklaşılıyor'' diye konuştu.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">METRENİN 50 MİLYARDA BÜYÜKLÜĞÜNDE KAPSÜLLER</span></span><br />
<br />
ABD'deki bilim çevrelerinde geniş yankı bulan çalışmayı yürüten Dr. Mustafa Selman Yavuz da kanser tedavisinde umut veren geliştirdikleri yöntem hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
Çalışmada, kanser tedavisinde kullanılan ilaç moleküllerini, metrenin 50 milyarda biri büyüklüğündeki altın nano-kapsüllerin içine yerleştirdiklerini anlatan Yavuz, kapsüllerin yüzeylerindeki yine nanometrik çaptaki delikleri akıllı polimerlerle kapladıklarını söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Yavuz, yöntemle ilgili şunları anlattı:</span><br />
<br />
''İçi ilaç dolu nano-kapsüller hedef kanser hücresine immünolojik (bağışıklık sistemine özgü) yöntemlerle hedeflendikten sonra, yakın kızılötesi ışınlar kullanarak nano-kapsüller ısıtılıyor. Bu sayede polimerlerle kapatılan delikler açılarak nano-kapsül içindeki ilaç ortama salınıyor. Burada amaç, kanser dokusunu tek hücre düzeyinde hedefleyerek yok etmek.''<br />
<br />
Dr. Mustafa Selman Yavuz, kullandıkları yöntemin önemli bir üstünlüğünün de geliştirdikleri nano-kapsüller hedef dokuya gidinceye kadar içlerindeki ilacın serbestleşmesinin önlenebilmesi, böylece kontrolsüz ilaç salınımının önüne geçilebilmesi olduğunu bildirdi. (AA)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Gazi Üniversitesi Nanotıp ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi'nden Türk bilim adamları, Washington Üniversitesi ile yürüttükleri çalışmada, içinde ilaç molekülü bulunan metrenin 50 milyarda biri büyüklüğündeki altın nano-kapsüllerle kanser hücrelerini yok etmeyi başardı.<br />
<br />
Başkanlığını Yrd. Doç. Dr. Gürer G. Budak'ın yürüttüğü ekipte görev yapan Dr. Mustafa Selman Yavuz'un Washington Üniversitesi'nden Dr. Younan Wia'nın ekibi ile yaptığı çalışma, saygın bilim dergisi Nature Materials'in Kasım sayısında yayınlandıktan sonra, ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'a da konu oldu.<br />
<br />
Çalışma hakkında bilgi veren Gazi Üniversitesi Nanotıp ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Budak, kanser tedavisinde son zamanlarda tümör hücrelerinin ya da tümörün geliştiği bölgenin hedef alındığı ''güdümlü'' ilaç dağılım sistemleri üzerinde yoğun çalışmalar yürütüldüğünü, bu sayede çok daha düşük ilaç dozları ile yüksek tedavi başarısının elde edilebileceğini belirtti.<br />
<br />
Güdümlü ilaç dağılım sisteminde, alışılagelmiş yöntemlerde rastlanan ve tedaviye uyumu azaltan sistemik yan etki riskinin en aza indirgendiğini anlatan Budak, başlangıçta teori ağırlıklı yürütülen nanotıp çalışmalarının, artık insan sağlığında kullanılabilecek ürünler verecek düzeye geldiğini, yakın gelecekte tıbbi tanı ve tedavi yaklaşımlarında önemli değişiklikler beklendiğini bildirdi.<br />
<br />
Nanotıp konusunda dünyadaki önemli araştırma merkezleri ile işbirliği yaptıklarını kaydeden Budak, ekipte yer alan uzmanlardan Dr. Yavuz'un bu çalışmasının, kanser tedavisi ve nanoteknoloji alanında uluslararası düzeyde yürütülen araştırmalar içinde önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.<br />
<br />
Tedavi amaçlı üretilen her molekülün insanlar üzerinde kullanılmadan önce çok uzun ve detaylı testlerden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Budak, bu nedenle çalışmada kullanılan taşıyıcı altın nano-kapsüllerin, ilk aşamada laboratuvar ortamında oluşturulan hücre kültürü ve serilerinde denendiğini ve çok başarılı sonuçlar elde edildiğini açıkladı.<br />
<br />
Bir sonraki aşamada başlatılacak ''klinik öncesi faz'' çalışmalarında da canlı dokular ve hayvan deneylerinde benzer sonuçları almayı hedeflediklerini belirten Dr. Budak, ''Kanserin pek çok tipi olmasına rağmen, kansere yol açan patolojik süreçler henüz tam olarak aydınlatılamadı. Tüm kanser tiplerinde başarılı olabilecek bir tedavi bugün için mümkün değil. İleri teknoloji gerektiren nitelikli araştırmalar sayesinde kanser tedavisine adım adım yaklaşılıyor'' diye konuştu.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">METRENİN 50 MİLYARDA BÜYÜKLÜĞÜNDE KAPSÜLLER</span></span><br />
<br />
ABD'deki bilim çevrelerinde geniş yankı bulan çalışmayı yürüten Dr. Mustafa Selman Yavuz da kanser tedavisinde umut veren geliştirdikleri yöntem hakkında bilgi verdi.<br />
<br />
Çalışmada, kanser tedavisinde kullanılan ilaç moleküllerini, metrenin 50 milyarda biri büyüklüğündeki altın nano-kapsüllerin içine yerleştirdiklerini anlatan Yavuz, kapsüllerin yüzeylerindeki yine nanometrik çaptaki delikleri akıllı polimerlerle kapladıklarını söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Yavuz, yöntemle ilgili şunları anlattı:</span><br />
<br />
''İçi ilaç dolu nano-kapsüller hedef kanser hücresine immünolojik (bağışıklık sistemine özgü) yöntemlerle hedeflendikten sonra, yakın kızılötesi ışınlar kullanarak nano-kapsüller ısıtılıyor. Bu sayede polimerlerle kapatılan delikler açılarak nano-kapsül içindeki ilaç ortama salınıyor. Burada amaç, kanser dokusunu tek hücre düzeyinde hedefleyerek yok etmek.''<br />
<br />
Dr. Mustafa Selman Yavuz, kullandıkları yöntemin önemli bir üstünlüğünün de geliştirdikleri nano-kapsüller hedef dokuya gidinceye kadar içlerindeki ilacın serbestleşmesinin önlenebilmesi, böylece kontrolsüz ilaç salınımının önüne geçilebilmesi olduğunu bildirdi. (AA)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[3 kat daha zeki olmak mümkün olabilir]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-3-kat-daha-zeki-olmak-mumkun-olabilir-350</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 02:08:13 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-3-kat-daha-zeki-olmak-mumkun-olabilir-350</guid>
			<description><![CDATA[Çinli bir çizgi karakter olan Hobbie-J’in adı verilen deney sıçanı, türdaşlarına kıyasla cisimleri üç kat daha uzun süre aklında tutabiliyor ve labirentlerde yolunu daha çabuk buluyor.<br />
<br />
Georgia Tıp Okulu’nda sürdürülen çalışmada, henüz embryo aşamasında Hobbie-J’ye belleği kontrol ettiği düşünülen NR2B geninin işlevini artırıcı ilaçlar enjekte edildi. Sıçanın doğumundan sonra belleğinin daha güçlü geliştiği, yolunu daha kolay bulduğu ve cisimleri hatırladığı tespit edildi.<br />
<br />
Daily Telegraph gazetesine açıklama yapan deney yöneticisi Dr. Joe Z. Tsien, NR2B geninin bellek performansı üzerinde etkili olduğunun kesin kanıtlandığını, elde edilen bilgilerin bunamaya karşı belleği güçlendirici ilaçlar geliştirilmesinde yararlı olacağını söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İNSANDA DA DENENEBİLİR</span><br />
<br />
Dr. Tsien 10 yıl kadar önce bir fare türü üzerinde de benzer sonuçlar elde etmişti. Ancak bu son deney, aynı tekniğin farklı memeli türleri üzerinde de aynı sonuçları verdiğini göstermesi açısından önemli. (ntvmsnbc)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çinli bir çizgi karakter olan Hobbie-J’in adı verilen deney sıçanı, türdaşlarına kıyasla cisimleri üç kat daha uzun süre aklında tutabiliyor ve labirentlerde yolunu daha çabuk buluyor.<br />
<br />
Georgia Tıp Okulu’nda sürdürülen çalışmada, henüz embryo aşamasında Hobbie-J’ye belleği kontrol ettiği düşünülen NR2B geninin işlevini artırıcı ilaçlar enjekte edildi. Sıçanın doğumundan sonra belleğinin daha güçlü geliştiği, yolunu daha kolay bulduğu ve cisimleri hatırladığı tespit edildi.<br />
<br />
Daily Telegraph gazetesine açıklama yapan deney yöneticisi Dr. Joe Z. Tsien, NR2B geninin bellek performansı üzerinde etkili olduğunun kesin kanıtlandığını, elde edilen bilgilerin bunamaya karşı belleği güçlendirici ilaçlar geliştirilmesinde yararlı olacağını söyledi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İNSANDA DA DENENEBİLİR</span><br />
<br />
Dr. Tsien 10 yıl kadar önce bir fare türü üzerinde de benzer sonuçlar elde etmişti. Ancak bu son deney, aynı tekniğin farklı memeli türleri üzerinde de aynı sonuçları verdiğini göstermesi açısından önemli. (ntvmsnbc)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mars'ta koca bir okyanus varmış]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-mars-ta-koca-bir-okyanus-varmis-349</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 02:06:43 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-mars-ta-koca-bir-okyanus-varmis-349</guid>
			<description><![CDATA[Mars'ın yeni ayrıntılı haritası, geçmişinde yağışlarla birlikte nemli bir iklime ve büyük bir okyanusun varlığına tanıklık eden ekvator çevresindeki vadi sistemlerini gösteriyor.<br />
<br />
Journal of Geophysical Research dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Amerikalı bilim adamları tarafından yeni bir bilgisayar programı ile hazırlanan bu harita, bu vadilerin tamamının önce yapılan haritadan en az 2 kat daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.<br />
<br />
Araştırmacılardan North Illinois Üniversitesi'nden jeoloji profesörü Wei Luo, yeni haritadaki vadi sistemleri analiz edilerek elde edilen tüm verilerin Kızıl Gezegen'in geçmişteki iklim senaryosunu kanıtlar nitelikte olduğunu belirtti.<br />
<br />
Tüm bu nehir ve akarsuların beslenmesi için yağmur ve bir okyanusun varlığının gerektiğini belirten Amerikalı bilim adamı, bu okyanusun Dünya'nın üçte biri kadar bir alana sahip kuzey yarıkürenin büyük bölümünü kapladığını kaydetti.<br />
<br />
Bilim adamları, Mars'taki vadi sistemlerinin Dünya'dakilerle bazı benzerlikleri bulunduğunu, bunun da Kızıl Gezegen'in geçmişinde şimdi olduğundan çok daha sıcak ve çok daha nemli olduğunu düşündürdüğüne işaret ettiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mars'ın yeni ayrıntılı haritası, geçmişinde yağışlarla birlikte nemli bir iklime ve büyük bir okyanusun varlığına tanıklık eden ekvator çevresindeki vadi sistemlerini gösteriyor.<br />
<br />
Journal of Geophysical Research dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Amerikalı bilim adamları tarafından yeni bir bilgisayar programı ile hazırlanan bu harita, bu vadilerin tamamının önce yapılan haritadan en az 2 kat daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.<br />
<br />
Araştırmacılardan North Illinois Üniversitesi'nden jeoloji profesörü Wei Luo, yeni haritadaki vadi sistemleri analiz edilerek elde edilen tüm verilerin Kızıl Gezegen'in geçmişteki iklim senaryosunu kanıtlar nitelikte olduğunu belirtti.<br />
<br />
Tüm bu nehir ve akarsuların beslenmesi için yağmur ve bir okyanusun varlığının gerektiğini belirten Amerikalı bilim adamı, bu okyanusun Dünya'nın üçte biri kadar bir alana sahip kuzey yarıkürenin büyük bölümünü kapladığını kaydetti.<br />
<br />
Bilim adamları, Mars'taki vadi sistemlerinin Dünya'dakilerle bazı benzerlikleri bulunduğunu, bunun da Kızıl Gezegen'in geçmişinde şimdi olduğundan çok daha sıcak ve çok daha nemli olduğunu düşündürdüğüne işaret ettiler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zorgverzekerden lopen miljoenen korting mis]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-zorgverzekerden-lopen-miljoenen-korting-mis-348</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 01:56:25 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-zorgverzekerden-lopen-miljoenen-korting-mis-348</guid>
			<description><![CDATA[Ruim 3,8 miljoen Nederlanders betalen samen 223 miljoen euro te veel voor hun zorgverzekering. Dat heeft de vergelijkingssite Verzekeringssite.nl berekend.<br />
<br />
Het gaat om mensen die de basisverzekering hebben afgesloten bij een verzekeraar die dezelfde polis ook tegen collectiviteitskorting aanbiedt. Deze groep vormt circa 30 procent van de verzekerden.<br />
<br />
Per persoon zouden zij zo'n 60 euro kunnen besparen door zich aan te sluiten bij een collectief, bijvoorbeeld via hun werkgever, vakbond of vereniging.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">Collectief</span></span><br />
<br />
Iedereen kan zich wel bij een of ander collectief aansluiten, zei directeur Eric Hordijk van Verzekeringssite.nl maandag in een toelichting.<br />
<br />
Onder druk van de economische crisis overwegen meer Nederlanders dan in voorgaande jaren over te stappen naar een zorgverzekeraar met een lagere premie, aldus Hordijk. Hij baseert zich op de stijgende belangstelling van bezoekers van zijn site voor zorgverzekeringen.<br />
<br />
Ook Independer.nl constateert een grotere interesse. Deze vergelijkingssite verwacht dat dit jaar 5 procent van de verzekerden overstapt. Vorig jaar was dat nog zo'n 3 procent. (ANP)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ruim 3,8 miljoen Nederlanders betalen samen 223 miljoen euro te veel voor hun zorgverzekering. Dat heeft de vergelijkingssite Verzekeringssite.nl berekend.<br />
<br />
Het gaat om mensen die de basisverzekering hebben afgesloten bij een verzekeraar die dezelfde polis ook tegen collectiviteitskorting aanbiedt. Deze groep vormt circa 30 procent van de verzekerden.<br />
<br />
Per persoon zouden zij zo'n 60 euro kunnen besparen door zich aan te sluiten bij een collectief, bijvoorbeeld via hun werkgever, vakbond of vereniging.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">Collectief</span></span><br />
<br />
Iedereen kan zich wel bij een of ander collectief aansluiten, zei directeur Eric Hordijk van Verzekeringssite.nl maandag in een toelichting.<br />
<br />
Onder druk van de economische crisis overwegen meer Nederlanders dan in voorgaande jaren over te stappen naar een zorgverzekeraar met een lagere premie, aldus Hordijk. Hij baseert zich op de stijgende belangstelling van bezoekers van zijn site voor zorgverzekeringen.<br />
<br />
Ook Independer.nl constateert een grotere interesse. Deze vergelijkingssite verwacht dat dit jaar 5 procent van de verzekerden overstapt. Vorig jaar was dat nog zo'n 3 procent. (ANP)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Prens Mozambik'teki Villasını Satıyor]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-prens-mozambik-teki-villasini-satiyor-347</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 01:51:38 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-prens-mozambik-teki-villasini-satiyor-347</guid>
			<description><![CDATA[Prensi Willem -Alexander, Kriz Döneminde Büyük Tepki Çeken Mozambik'teki Villasını Satılığa Çıkarmak Zorunda Kaldı.<br />
<br />
Hollanda Veliaht Prensi Willem-Alexander, ekonomik kriz döneminde büyük tepki çeken Mozambik’teki villasını satılığa çıkarmak zorunda kaldı.<br />
<br />
Afrika’ya olan özel ilgisiyle tanınan Prens, Machangulo Yarımadası’nda küçük bir saray inşa ettirdi. Villa projesi, yolsuzluk ve çevreye zarar verdiği iddialarıyla gölgelenirken Kraliyet ailesi müsriflik suçlamalarının hedefi oldu. Hollanda Başbakanı Jan-Peter Balkenende, kraliyet ailesi üyelerinin özel seyahatlerinin masraflarını kendi ceplerinden ömesini istedi. Bunun üzerine Prens, istemeden de olsa villayı satışa çıkardı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Prensi Willem -Alexander, Kriz Döneminde Büyük Tepki Çeken Mozambik'teki Villasını Satılığa Çıkarmak Zorunda Kaldı.<br />
<br />
Hollanda Veliaht Prensi Willem-Alexander, ekonomik kriz döneminde büyük tepki çeken Mozambik’teki villasını satılığa çıkarmak zorunda kaldı.<br />
<br />
Afrika’ya olan özel ilgisiyle tanınan Prens, Machangulo Yarımadası’nda küçük bir saray inşa ettirdi. Villa projesi, yolsuzluk ve çevreye zarar verdiği iddialarıyla gölgelenirken Kraliyet ailesi müsriflik suçlamalarının hedefi oldu. Hollanda Başbakanı Jan-Peter Balkenende, kraliyet ailesi üyelerinin özel seyahatlerinin masraflarını kendi ceplerinden ömesini istedi. Bunun üzerine Prens, istemeden de olsa villayı satışa çıkardı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[OECD: Türkiye Büyüme Şampiyonu Olacak]]></title>
			<link>http://www.turksforums.nl/konu-oecd-turkiye-buyume-sampiyonu-olacak-346</link>
			<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 01:50:03 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.turksforums.nl/konu-oecd-turkiye-buyume-sampiyonu-olacak-346</guid>
			<description><![CDATA[Oecd Ekonomik Görünüm Raporu'nun Kasım Versiyonunda Türkiye'nin Bu Yıl Yüzde 6.5 Küçüleceği, Gelecek Yıl Yüzde 3.7, 2011'de İse Yüzde 4.6 Büyüyeceği Belirtildi.<br />
<br />
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye'nin 2011-2017 yılları arasında kaydedeceği yıllık ortalama yüzde 6.7'lik büyümeyle üye ülkeler arasında ilk sırada yer alacağı tahmininde bulundu. OECD Ekonomik Görünüm Raporu'nun Kasım güncellemesinde Türkiye'de bu yıl yüzde 6.5 küçülme görüleceği belirtildi.<br />
<br />
Türk ekonomisi hakkında ise "Küresel toparlanma daha güçlü olur ve Türk ekonomisinin iyileşeceğine yönelik güven sürerse, yatırımlar hızlanabilir ve toplam talep daha güçlü bir şekilde artabilir. Aksi yönde, makroekonomik politikanın güvenilirliğine ilişkin belirsizlikler yükselir ya da ekonominin uluslar arası rekabet gücü zayıflarsa, toparlanma adımları yavaşlayabilir" denildi. <br />
<br />
Ekonomik Görünüm Raporu'nun Kasım güncellemesi Paris'te düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Raporda Türkiye'nin GSYİH'sında gelecek yıl yüzde 3.7, 2011'de ise yüzde 4.6 büyüme gerçekleşmesi öngörüldü. Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde dört çeyrek süren küçülmenin güçlü bir geri sekmeyle 2009'un ikinci çeyreğinde sona erdiği belirtildi.<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">BÜYÜME ŞAMPİYONU TÜRKİYE</span></span><br />
<br />
Raporda yer alan "Stilize edilmiş orta vadeli senaryonun makroekonomik özeti" başlıklı bir tabloda OECD ülkelerinin 2011-2017 yılları arasındaki altı yıl için öngörülen yıllık büyüme oranları listelendi. Buna göre Türkiye sağlayacağı yıllık ortalama yüzde 6.7'lik büyüme oranıyla, tüm OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Yıllık ortalama kalkınma hızları itibarıyla ülkeler şöyle sıralandı:<br />
<br />
1.Türkiye (yüzde 6.7) 2. Lüksemburg (yüzde 5) 3.Slovak Cumhuriyeti (yüzde 4.9) 4. Macaristan (yüzde 4.7) 5. Kore (yüzde 4.5) 6. Çek Cumhuriyeti (yüzde 4.1) 7.Avustralya (yüzde 3.9) 8.Meksika (yüzde 3.8) 9. Yunanistan (yüzde 3.6) 10.Norveç (yüzde 3.5) 11. Finlandiya (yüzde 3.2) 12. İngiltere, İrlanda (yüzde 3.1) 13.İsveç, İspanya (yüzde 3) 14. İzlanda (yüzde 2.9) 15. İsviçre, Polonya (yüzde 2.8) 16. ABD, OECD toplam (yüzde 2.6) 17. Avusturya (yüzde 2.5) 18.Yeni Zelanda (yüzde 2.3) 19. Kanada (yüzde 2.2) 20. Danimarka, Euro bölgesi (yüzde 2.1) 21. İtalya (yüzde 1.9) 22. Fransa, Belçika (yüzde 1.8), 23. Almanya (yüzde 1.6) 24. Hollanda (yüzde 2) 25 Portekiz (yüzde 1.4) 26. Japonya (yüzde 1.2)<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">BÜYÜME GÜÇLENECEK ANCAK HEM AŞAĞI HEM YUKARI YÖNLÜ RİSKLERE TABİ</span></span><br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Raporda şu uyarıda bulunuldu:</span></span><br />
<br />
"GSYİH artışının 2010 yılında yüzde 4'e yakın, 2011'de ise daha da fazla hızlanması tahmin ediliyor. Eğer küresel toparlanma daha güçlü olur ve Türk ekonomisinin iyileşeceğine yönelik güven sürerse, yatırımlar hızlanabilir ve toplam talep daha güçlü bir şekilde artabilir. Eğer aksi yönde, makroekonomik politikanın güvenilirliğine ilişkin belirsizlikler yükselir ya da ekonominin uluslar arası rekabet gücü zayıflarsa, toparlanma adımları yavaşlayabilir."<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">HÜKÜMETE TAVSİYELER</span></span><br />
<br />
Raporda, ekonomi politikasını oluşturanların, reel faiz oranları ve risk priminde azalışa olanak sağlayan yatırımcı güveni iyileşmelerini korumaları gerektiği belirtildi. Bu bağlamda mali saydamlığı geliştirmenin kritik olduğu dile getirilirken "Planlanan Mali Kural, spesifik konsolidasyon önlemleriyle desteklenmelidir. İş aleminde rekabet gücünü artıran yapısal reformlar ekonominin performansının yukarı yönlü iyileşmesine yardımcı olacaktır" denildi. Raporda Türkiye ile ilgili yer alan saptamalar şöyle:<br />
<br />
"-Türkiye'de enflasyon oranının 2011'de yüzde 5.4, 2017 yılında ise yüzde 4.6 olması bekleniyor. İşsizlik 2011 yılında yüzde 15, 2017'de ise yüzde 8.8 düzeyinde olacak. Uzun vadeli faiz oranlarının 2011 için yüzde 8.8, 2017 yılı için ise yüzde 9.4 oranında gerçekleşeceği senaryolandırılıyor.<br />
<br />
-Negatif üretim boşluğu büyüktür ve fiyatlar ile cari işlemler dengesini baskılamıştır. Enflasyon Ekim 2008'de yüzde 11.9'dan Eylül 2009'da yüzde 5.3'e geriledi, cari işlemler açığının 2008'deki GSYİH'nın yüzde 5.5'i oranından, 2009'daki yüzde 2'lik düzeye inmesi bekleniyor.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">SONUÇ: İÇ FİNANSAL KOŞULLAR ÖNEMLİ ÖLÇÜDE İYİLEŞTİ</span></span><br />
<br />
-Sermaye akışları kriz esnasında azaldı ancak küçük açık, ülkeye dönen Türk fonları tarafından kolaylıkla finanse edildi.<br />
<br />
-Risk primi ve reel faiz oranlarındaki hızlı düşüş, toparlanmada güçlü destek konumunda. Merkez Bankası'nın faiz oranlarını Ekim 2008'de yüzde 19.75'den Ekim 2009'daki yüzde 9.25 oranına indirmesi, güçlenen yatırımcı güveni tarafından desteklendi. Sonuç olarak iç finansal koşullar önemli ölçüde iyileşti.<br />
<br />
-Hükümet kağıtlarının gösterge kazançları 30 yıldan bu yana ilk kez Ağustos'ta tek haneli rakamlara düştü, Ekim'de ise daha da düşerek yüzde 8'lerin altına indi. Bankalar piyasa payı için rekabet ediyorlardı ve kredi oranlarını düşürmeye, rahat kredi koşulları oluşturmaya başladılar. Ticari ve hanehalkına yönelik krediler yavaş da olsa büyümeye başladı. Ancak iş aleminin yatırım kredileri için talebi kısmen zayıf durumda.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">İÇ VE DIŞ TALEPTE KIRILGANLIK SÜRÜYOR</span></span><br />
<br />
-Emek piyasasındaki gelişmeler özel tüketim için güçlü bir "karşı rüzgar' oluşturuyor. Toplam tarım dışı istihdam 2009'un ilk altı ayında yaklaşık yüzde 4 düştü, kayıtlı sanayi istihdamı ise yüzde 10 geriledi. Ortalama işsizlik oranı kentlerde yüzde 16'ya ulaştı. Sonuç olarak Aralık 2008 ve Haziran 2009 arasında iyileşme gösteren tüketici güveni, yazın hafifçe düştü. İş alemi güveni de benzer görünüş sergiledi.<br />
<br />
-Dış sipariş beklentileri Eylül ayında, küresel toparlanmaya ilişkin olumlu haberleri de yansıtarak iyileşme gösterdi fakat ihracatçılar dış piyasalarda rekabet kaybına uğradıklarını ve bu baskının TL'deki son değerlenmeyle birleştiğini belirtiyor.<br />
<br />
-İmalat firmalarının çoğunluğu gelecek dönemdeki yatırımlarını azaltmayı planlıyor."<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">MAKROEKONOMİK POLİTİKALARIN GÜVENİLİRLİĞİ TOPARLANMAYI ETKİLEYECEK</span></span><br />
<br />
OECD raporunda, Türkiye'de makroekonomik politikaların kriz döneminde destekleyici karakterde olduğu belirtildi. Maliye politikasının, uluslararası gözlemcilerce de onaylanan özel önlemler ve otomatik stabilizörlerin bileşkesi halinde ihtiyatlı bir teşvik "dozu" sağladığı bildirildi. Orta Vadeli Ekonomik Plan'ın yürürlüğe konulduğu, Mali Kural'ın ise konsolidasyonu desteklemek üzere 2010'da uygulamaya sokulacağı belirtilen raporda, "Maliye politikası çerçevesi güçlü ve enflasyon beklentileri çapaya bağlı kaldığı sürece daha az maliyetli olacak para politikası; çok yıllı dezenflasyon hedefini izlemeyi sürdürecek" denildi.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">YAPISAL REFORMLAR DAHA GÜÇLÜ PERFORMANS İÇİN TEMEL</span></span><br />
<br />
Raporda, "Türkiye'nin uluslar arası toparlanmadan tam yararlanabilmesi, ihracatçıların çekirdek AB piyasalarında, krizden önce ve kriz esnasında uğradıkları görülen piyasa payı kaybı nedeniyle, üstesinden gelinmesi gereken bir zorluk" uyarısı da yapıldı. Rekabeti yeniden tesis etmenin daha güçlü yatırım, istihdam yaratma ve tüketici güveni oluşturmada önemli olacağı belirtilen raporda, "Emek, sermaye, üretim ve altyapı piyasalarını küresel rekabet için daha destekleyici hale getiren yapısal reformlar ekonominin yukarı yönlü hareketinde performansı iyileştirir" denildi. (ANKA)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oecd Ekonomik Görünüm Raporu'nun Kasım Versiyonunda Türkiye'nin Bu Yıl Yüzde 6.5 Küçüleceği, Gelecek Yıl Yüzde 3.7, 2011'de İse Yüzde 4.6 Büyüyeceği Belirtildi.<br />
<br />
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye'nin 2011-2017 yılları arasında kaydedeceği yıllık ortalama yüzde 6.7'lik büyümeyle üye ülkeler arasında ilk sırada yer alacağı tahmininde bulundu. OECD Ekonomik Görünüm Raporu'nun Kasım güncellemesinde Türkiye'de bu yıl yüzde 6.5 küçülme görüleceği belirtildi.<br />
<br />
Türk ekonomisi hakkında ise "Küresel toparlanma daha güçlü olur ve Türk ekonomisinin iyileşeceğine yönelik güven sürerse, yatırımlar hızlanabilir ve toplam talep daha güçlü bir şekilde artabilir. Aksi yönde, makroekonomik politikanın güvenilirliğine ilişkin belirsizlikler yükselir ya da ekonominin uluslar arası rekabet gücü zayıflarsa, toparlanma adımları yavaşlayabilir" denildi. <br />
<br />
Ekonomik Görünüm Raporu'nun Kasım güncellemesi Paris'te düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Raporda Türkiye'nin GSYİH'sında gelecek yıl yüzde 3.7, 2011'de ise yüzde 4.6 büyüme gerçekleşmesi öngörüldü. Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde dört çeyrek süren küçülmenin güçlü bir geri sekmeyle 2009'un ikinci çeyreğinde sona erdiği belirtildi.<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">BÜYÜME ŞAMPİYONU TÜRKİYE</span></span><br />
<br />
Raporda yer alan "Stilize edilmiş orta vadeli senaryonun makroekonomik özeti" başlıklı bir tabloda OECD ülkelerinin 2011-2017 yılları arasındaki altı yıl için öngörülen yıllık büyüme oranları listelendi. Buna göre Türkiye sağlayacağı yıllık ortalama yüzde 6.7'lik büyüme oranıyla, tüm OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Yıllık ortalama kalkınma hızları itibarıyla ülkeler şöyle sıralandı:<br />
<br />
1.Türkiye (yüzde 6.7) 2. Lüksemburg (yüzde 5) 3.Slovak Cumhuriyeti (yüzde 4.9) 4. Macaristan (yüzde 4.7) 5. Kore (yüzde 4.5) 6. Çek Cumhuriyeti (yüzde 4.1) 7.Avustralya (yüzde 3.9) 8.Meksika (yüzde 3.8) 9. Yunanistan (yüzde 3.6) 10.Norveç (yüzde 3.5) 11. Finlandiya (yüzde 3.2) 12. İngiltere, İrlanda (yüzde 3.1) 13.İsveç, İspanya (yüzde 3) 14. İzlanda (yüzde 2.9) 15. İsviçre, Polonya (yüzde 2.8) 16. ABD, OECD toplam (yüzde 2.6) 17. Avusturya (yüzde 2.5) 18.Yeni Zelanda (yüzde 2.3) 19. Kanada (yüzde 2.2) 20. Danimarka, Euro bölgesi (yüzde 2.1) 21. İtalya (yüzde 1.9) 22. Fransa, Belçika (yüzde 1.8), 23. Almanya (yüzde 1.6) 24. Hollanda (yüzde 2) 25 Portekiz (yüzde 1.4) 26. Japonya (yüzde 1.2)<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">BÜYÜME GÜÇLENECEK ANCAK HEM AŞAĞI HEM YUKARI YÖNLÜ RİSKLERE TABİ</span></span><br />
<br />
<span style="color: #FF0000;"><span style="font-weight: bold;">Raporda şu uyarıda bulunuldu:</span></span><br />
<br />
"GSYİH artışının 2010 yılında yüzde 4'e yakın, 2011'de ise daha da fazla hızlanması tahmin ediliyor. Eğer küresel toparlanma daha güçlü olur ve Türk ekonomisinin iyileşeceğine yönelik güven sürerse, yatırımlar hızlanabilir ve toplam talep daha güçlü bir şekilde artabilir. Eğer aksi yönde, makroekonomik politikanın güvenilirliğine ilişkin belirsizlikler yükselir ya da ekonominin uluslar arası rekabet gücü zayıflarsa, toparlanma adımları yavaşlayabilir."<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">HÜKÜMETE TAVSİYELER</span></span><br />
<br />
Raporda, ekonomi politikasını oluşturanların, reel faiz oranları ve risk priminde azalışa olanak sağlayan yatırımcı güveni iyileşmelerini korumaları gerektiği belirtildi. Bu bağlamda mali saydamlığı geliştirmenin kritik olduğu dile getirilirken "Planlanan Mali Kural, spesifik konsolidasyon önlemleriyle desteklenmelidir. İş aleminde rekabet gücünü artıran yapısal reformlar ekonominin performansının yukarı yönlü iyileşmesine yardımcı olacaktır" denildi. Raporda Türkiye ile ilgili yer alan saptamalar şöyle:<br />
<br />
"-Türkiye'de enflasyon oranının 2011'de yüzde 5.4, 2017 yılında ise yüzde 4.6 olması bekleniyor. İşsizlik 2011 yılında yüzde 15, 2017'de ise yüzde 8.8 düzeyinde olacak. Uzun vadeli faiz oranlarının 2011 için yüzde 8.8, 2017 yılı için ise yüzde 9.4 oranında gerçekleşeceği senaryolandırılıyor.<br />
<br />
-Negatif üretim boşluğu büyüktür ve fiyatlar ile cari işlemler dengesini baskılamıştır. Enflasyon Ekim 2008'de yüzde 11.9'dan Eylül 2009'da yüzde 5.3'e geriledi, cari işlemler açığının 2008'deki GSYİH'nın yüzde 5.5'i oranından, 2009'daki yüzde 2'lik düzeye inmesi bekleniyor.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">SONUÇ: İÇ FİNANSAL KOŞULLAR ÖNEMLİ ÖLÇÜDE İYİLEŞTİ</span></span><br />
<br />
-Sermaye akışları kriz esnasında azaldı ancak küçük açık, ülkeye dönen Türk fonları tarafından kolaylıkla finanse edildi.<br />
<br />
-Risk primi ve reel faiz oranlarındaki hızlı düşüş, toparlanmada güçlü destek konumunda. Merkez Bankası'nın faiz oranlarını Ekim 2008'de yüzde 19.75'den Ekim 2009'daki yüzde 9.25 oranına indirmesi, güçlenen yatırımcı güveni tarafından desteklendi. Sonuç olarak iç finansal koşullar önemli ölçüde iyileşti.<br />
<br />
-Hükümet kağıtlarının gösterge kazançları 30 yıldan bu yana ilk kez Ağustos'ta tek haneli rakamlara düştü, Ekim'de ise daha da düşerek yüzde 8'lerin altına indi. Bankalar piyasa payı için rekabet ediyorlardı ve kredi oranlarını düşürmeye, rahat kredi koşulları oluşturmaya başladılar. Ticari ve hanehalkına yönelik krediler yavaş da olsa büyümeye başladı. Ancak iş aleminin yatırım kredileri için talebi kısmen zayıf durumda.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">İÇ VE DIŞ TALEPTE KIRILGANLIK SÜRÜYOR</span></span><br />
<br />
-Emek piyasasındaki gelişmeler özel tüketim için güçlü bir "karşı rüzgar' oluşturuyor. Toplam tarım dışı istihdam 2009'un ilk altı ayında yaklaşık yüzde 4 düştü, kayıtlı sanayi istihdamı ise yüzde 10 geriledi. Ortalama işsizlik oranı kentlerde yüzde 16'ya ulaştı. Sonuç olarak Aralık 2008 ve Haziran 2009 arasında iyileşme gösteren tüketici güveni, yazın hafifçe düştü. İş alemi güveni de benzer görünüş sergiledi.<br />
<br />
-Dış sipariş beklentileri Eylül ayında, küresel toparlanmaya ilişkin olumlu haberleri de yansıtarak iyileşme gösterdi fakat ihracatçılar dış piyasalarda rekabet kaybına uğradıklarını ve bu baskının TL'deki son değerlenmeyle birleştiğini belirtiyor.<br />
<br />
-İmalat firmalarının çoğunluğu gelecek dönemdeki yatırımlarını azaltmayı planlıyor."<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">MAKROEKONOMİK POLİTİKALARIN GÜVENİLİRLİĞİ TOPARLANMAYI ETKİLEYECEK</span></span><br />
<br />
OECD raporunda, Türkiye'de makroekonomik politikaların kriz döneminde destekleyici karakterde olduğu belirtildi. Maliye politikasının, uluslararası gözlemcilerce de onaylanan özel önlemler ve otomatik stabilizörlerin bileşkesi halinde ihtiyatlı bir teşvik "dozu" sağladığı bildirildi. Orta Vadeli Ekonomik Plan'ın yürürlüğe konulduğu, Mali Kural'ın ise konsolidasyonu desteklemek üzere 2010'da uygulamaya sokulacağı belirtilen raporda, "Maliye politikası çerçevesi güçlü ve enflasyon beklentileri çapaya bağlı kaldığı sürece daha az maliyetli olacak para politikası; çok yıllı dezenflasyon hedefini izlemeyi sürdürecek" denildi.<br />
<br />
<span style="color: #800000;"><span style="font-weight: bold;">YAPISAL REFORMLAR DAHA GÜÇLÜ PERFORMANS İÇİN TEMEL</span></span><br />
<br />
Raporda, "Türkiye'nin uluslar arası toparlanmadan tam yararlanabilmesi, ihracatçıların çekirdek AB piyasalarında, krizden önce ve kriz esnasında uğradıkları görülen piyasa payı kaybı nedeniyle, üstesinden gelinmesi gereken bir zorluk" uyarısı da yapıldı. Rekabeti yeniden tesis etmenin daha güçlü yatırım, istihdam yaratma ve tüketici güveni oluşturmada önemli olacağı belirtilen raporda, "Emek, sermaye, üretim ve altyapı piyasalarını küresel rekabet için daha destekleyici hale getiren yapısal reformlar ekonominin yukarı yönlü hareketinde performansı iyileştirir" denildi. (ANKA)]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>